Çizgili Forum

Geri git   Çizgili Forum > FORUM KULLANIM ALANI > Üst Yönetim Odası > KÜLTÜR – SANAT – TARİH > Türk ve Dünya Tarihi > Osmanlı İmparatorluğu
Üye Ol Yardım Üye Listesi Takvim Tüm Mesajları Okunmuş Say

Yanıtla
 
Seçenekler Stil
Alt 23-02-2009, 11:54   #151
ergunpelit

 
ergunpelit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 13-07-2008
Nereden: İstanbul
Yaş: 40
Mesajlar: 5.450
Uye No:526
Tecrübe Puanı: 23237
Karizma Puanı: 23033604
Karizma Derecesi
ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde
Standart Safranbolulu İzzet Mehmet Paşa

Safranbolulu İzzet Mehmet Paşa I. Abdülhamit saltanatında, 4 Ağustos 1774 - 6 Temmuz 1775 ve 20 Şubat 1781 - 25 Ağustos 1782 tarihleri arasında toplam iki yıl beş ay altı gün, III. Selim saltanatında 19 Ekim 1794 - 30 Ağustos 1798 tarihleri arasında üç yıl on ay on iki gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. II. Mahmut ve Abdülmecit saltanatlarında sadrazamlık yapmış Darendeli Topal İzzet Mehmet Paşa ile karıştırılmamalıdır.

Bebek sahilinde III. Selim'in kızkardeşi Beyhan Sultan Sahilsarayı'nın üst setinde padişaha mahsus inşa ettirdiği (günümüzde de bir ismi İzzetabad Kasrı diğer ismi Boyalı Köşk olan) kasrın (15 Mayıs 1798'de Arnavutköy semtini ve Akıntıburnu ötesini kül eden bir yangında yok olması nedeniyle sadrazamlıktan azledilmiştir. Önce Sakız Adasına sürülmesine karar verilmiş, sonradan sürgün yeri Manisa'ya çevrilmiştir. 18 Eylül 1812’de Manisa'da vefat etmiştir. Köşk ise 1800-1804 arasında yeniden inşa edilmiştir.

________________________

İZZET MEHMET PAŞA CAMİİ


Padişah III. Selim zamanında ve 1794-1798 yılları arasında Sadrazamlığa yükselen aslen Safranbolulu olan İzzet Mehmet Paşa, Çarşı içinde bir cami yaptırmıştır. Anılan cami,i İstanbul’daki Nuruosmaniye Camisinin adeta küçük bir modelini oluşturur. Tamamen kesme taştan yapılmış olan cami, Fevkani Camiler grubu içinde düşünülebilecek özellikler taşır. Küçük bir külliyeyi oluşturan, eğimli araziye uyumlu bir şekilde yerleşen yapılardan camiye 10 basamaklı merdivenlerle ulaşılır. Yapının ana mekanını örten kubbeye pandantiflerle geçilmekte aradaki kasnağa ise pencereler açıldığı görülmektedir. Köşelerdeki ağırlık kuleleri yapıyı sınırlar. Namaz kılma alanı kare biçiminde olup eni boyu 13.5 metredir. Minber ve mihrabı çok zengindir. Mihrabın üzerinde Padişah III. Selim’in tuğrası vardır. İçindeki kalem işleri, bezemeleri, çok köşeli kalem gibi zarif minare gövdesi ile külah ve alemi bu zarafete layık bir şekilde yapılmıştır. 1902-1903 ve 1990 yıllarında onarım gören caminin külliyesi içinde kütüphane, abdesthane, iki çeşme ve vakıf dükkanları yer alır. Cami ve avlusu altından geçen Akçasu deresi üzerine yapılan kemerler üzerine oturmaktadır.



















ergunpelit isimli üye çevrimiçi   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 23-02-2009, 16:29   #152
ergunpelit

 
ergunpelit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 13-07-2008
Nereden: İstanbul
Yaş: 40
Mesajlar: 5.450
Uye No:526
Tecrübe Puanı: 23237
Karizma Puanı: 23033604
Karizma Derecesi
ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde
Standart Moralı Derviş Mehmet Paşa

Moralı Derviş Mehmet Paşa, I. Abdülhamit saltanatı döneminde 6 Temmuz 1775 - 5 Aralık 1777 tarihleri arasında bir yıl altı ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.
ergunpelit isimli üye çevrimiçi   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 23-02-2009, 16:31   #153
ergunpelit

 
ergunpelit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 13-07-2008
Nereden: İstanbul
Yaş: 40
Mesajlar: 5.450
Uye No:526
Tecrübe Puanı: 23237
Karizma Puanı: 23033604
Karizma Derecesi
ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde
Standart Darendeli Cebecizade Mehmet Paşa

Darendeli Cebecizade Mehmet Paşa I. Abdülhamit saltanatında, 5 Ocak 1777 - 1 Eylül 1778 tarihleri arasında bir yıl beş gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Darende'nin Cebecizâdeler demlen mâruf bir ailesindendir. Darendeli Sarı Abdurrahman Paşa'nın akrabasından olduğundan kendisine kapıcıbaşılık verilmiş ve 1160 H. - 1747 M. de elçilik ile Nâdirşah'a gönderilmiş olan Kesriyeli Ahmed Paşa'ya kethüdalık etmiş ve daha sonra hükümetin bazı mühim işlerinde bulunarak muvaffak olmuş ve 2 Zilkade 1181 - 21 Mart 1768 de birinci imrahor tayin edilmiştir.

Dârendeli Mehmet Efendi bir ara Boğaz muhafazasında kendisine verilen vazifeyi muvaffakiyetle başarmasından dolayı I. Abdülhamit'in makbul silâhdarı Seyyid Mehmet efendi (Karavezir Seyyid Mehmet Paşa) tarafından bu hizmeti pâdişâha arzedilmesi üzerine 9 Zilkade 1190 - 20 Aralık 1176'da sadaret kethüdası olmuştur.

Bu tarihlerde I. Abdülhamit tayin edeceği sadrâzamları silâhdarı Seyyid Mehmet efendi'nin tesir ve tavsiyesiyle yapmakta olduğundan, silâhdar kendisiyle teşrik-i mesai edecek olan Dârendeli Mehmet Efendi'yi sadarete tayin için kethüdalığa getirtmiş ve tayininden on gün sonra da, yani 25 Zilkade 1190 - 5 Ocak 1777 de Derviş Mehmet Paşa'nın yerine sadrâzam yaptırtmıştır.

I. Abdülhamit sadarete tayin ettiği zatlara tam istiklâl vermekte ise de, perde arkasından Silâhtar Seyyid Mehmet Efendi'nin tesiri eksik olmamakta idi. Bundan dolayı cidden vazifeşinas ve liyakatli olan Dârendeli Mehmet Paşa'nın sadarette muvaffak olamayacağı tecrübeli devlet adamları tarafından söylenmiş ve dedikleri gibi çıkmıştır.

Dârendeli Mehmet Paşa bir sene sekiz ay sadarette kalmış, işine müdahale eden Seyyid Mehmet Efendi ile nihayet araları açılmış ve birkaç gün evvel vefat eden hazinedarının sözlerine kanarak onun tesiriyle kendisinden teveccüh-i şahaneyi giderecek bazı hallerinden dolayı 8 Şaban 1192 -1 Eylül 1778'de sadaretten azlolunarak Bozcada'ya gönderilip yerine yeniçeri ağası Kalafat Mehmet ağa sadrâzam olmuştur.

Mehmet Paşa 20 Şevval 1192 - 11 Kasım 1778 de vezirliği bırakılarak İnebahu muhafızlığına ve oradan 1193 Cemaziyelâhır başında (1779 Haziran) İçel sancağına naklolundu ise de, arkasından Cidde valiliğine tayin olunmuştu; fakat affını ve memleketinde oturmak üzere emekliliğini arzu ettiğinden, isteği kabul edilip aynı sene Zilkadesi başlarındaki (1779 Eylül) bir fermanla emekli edilerek memleketine gitmiştir.

Dârendeli Mehmet Paşa'nın 16 Rebiulevvel 1198-8 Şubat 1784 te vezirliği devam ettirilerek Erzurum valiliğine tayin edildi ise de vazifesine başlamadan evvel yine o sene Cemaziyelâhır (Nisan)'de yetmiş yaşında vafet etmiştir.

Tarihler cidden muktedir ve sadaret makamının ehli değerli bir vezir olduğunu, fakat padişahın mutemedi Silâhdar Seyyid Mehmed Efendi'nin mizacına göre hareket edemediğinden selefleri gibi gününü tekmil eylediğini beyan etmektedirler. Memleketi olan Darende'de cami, medrese, kütüphane, köprü, han, hamam ve çeşme ve yollarına kaldırım yaptırmıştır.
ergunpelit isimli üye çevrimiçi   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 23-02-2009, 17:03   #154
ergunpelit

 
ergunpelit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 13-07-2008
Nereden: İstanbul
Yaş: 40
Mesajlar: 5.450
Uye No:526
Tecrübe Puanı: 23237
Karizma Puanı: 23033604
Karizma Derecesi
ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde
Standart Kalafat Mehmet Paşa

Kalafat Mehmet Paşa I. Abdülhamit saltanatında, 1 Eylül 1778 - 21 Ağustos 1779 tarihleri arasında onbir ay yirmi gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Sofya taraflarından bir Bulgar köylüsüdür. Rusçuk ayanından Çelebi Mehmet Ağa'nın çiftlik çorbacısı yani amele başı olup İslâmiyet'i kabul ettikten sonra İstanbul'a gelip yeniçeri ocağına girerek ocak çorbacılarından (bölük veya orta kumandanı) Kilerci Mustafa Ağa'ya intisab etmiştir.

Mustafa Ağa 1161 Safer -1748 Şubat'ta birinci defa yeniçeri ağası olunca Mehmet Ağa'yı çorbacı yapmıştır. Mustafa Ağa bir sene sonra azledilip kul kethüdası Hasan Ağa onun yerine ağalığa gelmesiyle Mehmet Ağa îdam edileceğinden korkarak kaçmış ve efendisinin 1163 H. - 1750 M.'de ikinci defa yeniçeri ağası tayini üzerine çorbacılığı yeniden elde etmiştir.
Mehmet Ağa bundan sonra ocak kanunu üzere sırasıyla yükselerek çavuş başçavuş ve 1182 H. - 1768 M. Osmanlı-Rus seferinde Edirne ağası olup oradan İstanbul'a davet edilerek sekban başılığa tayin edilmiştir.

Daha sonra kul kethüdalığı ile orduda bulunan Mehmet Ağa ocak erkânının yeniçeri ağası Kapıkıran Mehmet Ağa'dan memnun olmamalarından dolayı onun azliyle 20 Rebiulâhır 1184 -13 Ağustos 1770'te yeniçeri ağalığına getirilmiş ise de işinde ağır hareketi ve o makama ehil olmadığı söylenerek üç buçuk ay sonra yani 8 Şaban - 27 Kasım'da azil ile Tekirdağı'nda ikamete memur edildi ve sonra da İstanbul'da hanesinde oturmasına müsaade olundu. Ocakların muharebeden sonra İstanbul'a gelmeleri üzerine Mehmet Ağa ikinci defa sekbanbaşı ve 1191 Muharrem 1777 Şubatta da ikinci defa yeniçeri ağalığına tayin edilip 8 Şaban 1192-1 Eylül 1778 de Dârendeli Mehmet Paşa'nın yerine sadrâzam oldu.

Mehmet Paşa'nın sekban başılıkta ve ağalıkta hizmeti görüldüğünden dolayı bir iş başarır diye sadarete getirilmişti; fakat bu da selefleri gibi silâhtarın müdahalesiyle bir iş başarmaya muvaffak olamadı ve bir sene bir gün sadrâzam olduktan sonra 9 Şaban 1193-22 Ağustos 1779'da azledilerek müsaderesiz olarak Bozcaada'ya gönderildi; az sonra Hanya muhafızlığına tayin olundu; fakat emekliliğini istemesi üzerine 1193 Zilkadesi başlarında (1779 Kasım) emeklilikle Gelibolu'da oturmasına müsaade edildi.

1197 Muharrem -1782 Aralık'ta Halil Hâmid Paşa'nın sadrâzam olmasını müteakip Kalafat Mehmet Paşa'nın vezirliği devam ettirilerek Belgrat muhafızlığına tayin edildi ve burada iken âmâ olarak emekli olup on sene daha yaşadı ve 1207 H. - 1792 M. de Gelibolu'da ansızın vefat etti.

Hâdikatü'l-Vüzera zeyli'nde Müslüman olarak ölmesinden başka bir hayırlı işi olmadığı sakin uysal ve insan suretinde bir müşekkel hayvan sükuti ve postunu doldurmuş nümayişli bir vezir olarak tavsif edilmektedir.
Kalafat Mehmet Paşa okur yazar olmadığından devlet esrarına dair hatt-ı hümâyunlar ellerde gezdiğinden ve bundan başka sadrâzam olduğundan beri sık sık vukua gelen yangınlardan İstanbul'un dörtte biri yandığından dolayı halk arasındaki dedikodu azlini çabuklaştırmıştır.

Sadrazam Kalafat Mehmet Paşa’nın mezarı Gelibolu’da Fener Meydanı’ndadır.



ergunpelit isimli üye çevrimiçi   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 23-02-2009, 18:11   #155
ergunpelit

 
ergunpelit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 13-07-2008
Nereden: İstanbul
Yaş: 40
Mesajlar: 5.450
Uye No:526
Tecrübe Puanı: 23237
Karizma Puanı: 23033604
Karizma Derecesi
ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde
Standart Silahdar Karavezir Seyyid Mehmed Paşa

Silahdar Karavezir Seyyid Mehmed Paşa, I. Abdülhamit saltanatında, 21 Ağustos 1779 - 19 Şubat 1781 tarihleri arasında bir yıl altı ay sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır. I. Mahmut saltanatında 1736-1737'de sadrazamlık yapmış Seyyit Mehmet Paşa ile karıştırılmamalıdır.

Kırşehir vilâyetinin Arabsun kazasından olup 1148 H.- (Karayezir) 1735 M.'de doğmuş ve 1160 H. - 1747 M.'de on iki yaşında İstanbul'a gelerek aşçıbaşı diye şöhreti olan Surre emini Süleyman Ağa dayısı olduğundan kendisini sarayda helvahaneye kaydettirmiştir.

Bu gencin yetişmesini arzu eden Süleyman ağa yeğeninin terbiye ve tahsilini samimî dostlarından olup yeniçeri ocağının elli altıncı cemaati zabitlerinden Hacı Odabaşı'ya havale ettiğinden Seyyid Mehmet beş sene kadar Hacı Odabaşı'nın nezareti altında okuyup yazmış ve bir müddet dayısının hizmetinde bulunmuş ve dayısının vefatı üzerine teberdaran-ı hassa denilen zülüflü baltacılar ocağına kaydedilmiştir (1173 H. -1759 M.).

Seyyid Mehmet filhakika merakla okumuş kitabete ehemmiyet vermiş ocağında da bunu bırakmıyarak tahsilini ilerletmiş ve bu sayede 1175 Cemaziyelâhır başında (1761 Aralık) enderunda hazine odasına alınıp kitabetteki vukufuna mebni aynı sene 13 Şaban (9 Mart 1762) hazine odası ikinci yazıcılığı verilmiştir.

Bu sırada Seyyid Mehmet Efendi'nin biraderi Helvacı Mustafa Ağa veliahd Abdülhamid'in kahveci başılığında bulunduğundan veliahdın bütün işleri bunun vasıtasiyle yapılmak suretiyle daha o tarihlerde I. Abdülhamit'e intisab etmiştir.

I. Abdülhamit hükümdar olunca Seyyid Mehmet Efendi 8 Zilhicce 1187 - 20 Şubat 1774 te hasodaya nakledilerek mabeyinci ve yirmi bir gün sonra hazine kethüdası ve 3 Muharrem 1189 - 4 Mart 1775 de de pâdişâhın silâhdarı oldu.

Çok zeki anlayışlı ve cidden değerli bir zat olan Seyyid Mehmet Efendi pâdişâhın büyük teveccühünden istifade ile iyice hulul ederek sarayda kendisine rakib olabilecekleri birer suretle uzaklaştırdığı gibi sadrâzam azil ve tâyinlerinde de müessir oldu; istediğini sadaret mevkiine getirtecek ve beğenmediğini azlettirecek kadar nüfuz peyda etti.

Kaynarca muahedesinden sonra I. Abdülhamid ıslâhat yapmak isteyerek sadarete tayin ettiği vezirlere geniş selâhiyet veriyorduysa da bu selâhiyetler hatt-ı hümâyunlarda kalıyor ve sadrâzamlar mevkilerinde tutunabilmek için silâhtar Seyyid Mehmet Efendi ile iyi geçinmeye mecbur olduklarından kendilerine verilen selâhiyeti kullanamıyorlardı; bununla beraber muahededen sonra sadrâzam olanlar arasında da ıslâhat işlerini başarmaya muvaffak olacak kabiliyette cesur değerli vezirler pek yoktu.
Sık sık sadrâzam değişmesinin bunun müdahalesiyle vukua geldiği malûm ve gelenlerin de iş görmeden ayrılmasından bunun mesul olduğu her tarafta söylenmekte olduğundan ve İstanbul'da yangınların sık sık vukuu silâhtar aleyhindeki dedikoduyu arttırdığından artık perde arkasından çıkarak bizzat işleri ele almasına lüzum görülmüştü. Bunun için 9 Şaban 1193-22 Ağustos 1779 da pâdişâh Beşiktaş sarayında bulunduğu sırada Kalafat Mehmet Paşa'dan alınan mühr-i hümâyun kendisine verilmek suretiyle sadrâzam olmuştur.

Bir buçuk sene süren (on sekiz ay on bir gün) sadareti zamanında çalışarak bazı icraat ve faaliyeti görülmüş ise de kendisinden daha ziyade başarılar beklendiği sırada teverrüm ederek 25 Safer 1195 - 20 Şubat 1781 de kırk beş yaşında vefat etmiştir. Kabri Bahçekabıpısı'nda Hamidiye türbesi kabristanındadır. I. Abdülhamit kendisini çok sevmiş ve itimad göstermiş hizmetinden memnun kalmış ve hastalığı esnasında bizzat ziyaretine gelmiştir.

Hâdikatül Vüzera zeyli fatin zeki teferrüde mail kısa boylu esmer çirkin bir zat olduğunu ve evvelce latifeyi ve şakayı sever ve Nasreddin Hoca fıkralarıyla musahabeler yaparken hasodaya naklinden sonra huyunu değiştirerek hiddetli ve düşünmeden iş yaptığını yazmaktadır.

Doğum yeri olan Arabsun'da cami imaret mektep kütüphane ve hamam yaptırmış şehre su getirtmiş sekiz çeşme ile bütün tesislerine vakıf tahsis etmiştir. Bundan başka Arabsun'a etraftaki Sarılar Türkmen aşiretini iskân ettirerek Damat İbrahim Paşa'nın Muşkara'yı Nevşehir yaptığı gibi bu da köy olan Arabsun'u bir kasaba haline koyarak Gülşehri ismini verdirmiş ve bu yeni ismi vakfiyesine kaydettirmiş ise de eski ismi yenisine galebe çalarak Arabsun kalmıştır.

İstanbu'da Hızırilyas'tan evvel kuzu kesmek yasağı bunun sadareti zamanında konmuştur. Esmer olmasından dolayı silâhtarlığında Kara silâhtar ve sadaretinde de Karavezir denilmiştir. İstanbul'da vefat eden vezir-i âzamların cenaze namazları Fatih camii'nde kılınmak teamülden iken aynı günde pâdişâhın oğlu Şehzade Mehmet'in de defni münasebetiyle vakit olmamasına ve mesafenin uzaklığı nedeniyle şeyhulislâmın reyi üzerine bunun cenaze namazı Valide Camii'nde (Yeni cami) kılınarak Hamidiye türbesi kabristanına defnedilmiştir.

_______________________

Karavezir Mehmet Paşa Medresesi (Gülşehir)


Nevşehir ili Gülşehir ilçesinde Karavezir Mehmet Paşa, Nevşehir’e 20 km. uzaklıktaki Gülşehir’de yaptırmış olduğu külliyenin bir bölümünü oluşturan medrese caminin tam karşısında bulunmaktadır. Medresenin giriş kapısı üzerindeki kitabeden 1780 yılında yapıldığı yazılıdır.


Osmanlı mimarisindeki açık avlulu medreseler grubundan olan bu yapı avlunun kuzey ve doğusundaki odalarla birlikte L biçiminde bir plan tipi göstermektedir. Medresenin güneyindeki oldukça gösterişli mermer bir kapıdan avluya girilmektedir. Medrese avlusunun etrafı yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanmış sütunların oluşturduğu bir revakla çevrilidir. Revakların arkasındaki odalar birbirinin eşi olup, içlerinde ocak ve dolap nişleri bulunmaktadır. Hücrelerin üzerleri kubbelerle örtülmüştür. Yalnız güneydeki en büyük hücre diğerlerinden farklı olup, içerisinde de beş adet niş bulunmaktadır.

Günümüzde kütüphane olarak kullanılan medrese Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1960 yılında onarılmıştır.
ergunpelit isimli üye çevrimiçi   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 23-02-2009, 18:42   #156
ergunpelit

 
ergunpelit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 13-07-2008
Nereden: İstanbul
Yaş: 40
Mesajlar: 5.450
Uye No:526
Tecrübe Puanı: 23237
Karizma Puanı: 23033604
Karizma Derecesi
ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde
Standart Hacı Yeğen Mehmet Paşa

Hacı Yeğen Mehmet Paşa I. Abdülhamit saltanatında, 25 Ağustos 1782 - 31 Ağustos 1782 tarihleri arasında dört ay altı gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

________________

Mehmed Paşa ve Avusturya Seferi


Binbir Osmanlı Hikayesi
Vehbi Tülek
[Linkleri sadece üyelerimiz görebilir. Lütfen giriş yapınız... ]


Mehmed Emin Efendi, kendisinden dua isteyen Yeğen Mehmed Paşa'yı gözyaşları içinde kucaklayıp bağrına bastı. Bir müddet böylece tuttu. Sonra ağlayarak zafer kazanmaları için dua etti. Bundan sonra biraz daha sohbet ettiler.

Yeğen Mehmed Paşa, Mehmed Emin Efendinin duasını alarak, Avusturya seferine çıkmak üzere evden ayrıldı...

"Ordu muzaffer olmuştur"
Osmanlı ordusu, Vezir-i azam Yeğen Mehmed Paşa komutasında Avusturya Seferine çıktıktan sonra, Mehmed Emin Efendi, ordunun zafere ulaşması için geceleri uyumayıp çok dua etti. Bu hal yirmi günden fazla devam etti. Bu sebeple tedaviye ihtiyaç duyacak derecede rahatsızlandı. Talebesi Seyyid Yahya diyor ki: "Bir sabah huzuruna gittiğimde, hastalanmış gördüm. Benden ilaç istedi, temin ettim. İlacı kullandı. Sonra beraberce, talebelerinden Kafesdar Abdülbaki Efendinin evine gittik. Bu talebesi, Mehmed Emin Efendinin neşeli halini görünce bana; "Hamdolsun İslam askeri mansur ve muzaffer olmuştur. İnşaallah birkaç güne kadar fütuhat haberi gelir!" dedi. Sonra dostlara ziyafet ve sadakalar verdi.
Dört gün sonra, Ada kalesinin İslam ordusu tarafından fethedildiği haberi geldi. Bundan sonra, İslam askeri İstanbul'a geldi. Herkes birbirinin gazasını tebrik etti. Yeğen Mehmed Paşa, Mehmed Emin Efendinin ziyaretine geldi, ağlayarak ellerini öptü. Paşa, Efendinin adetini bildiğinden, seferde olanları anlattı. Koynundan iki atlas kese altın çıkarıp, seferde iken fakirlere vermek üzere adadığını bildirdi ve fakirlere dağıtmalarını rica etti. Mehmed Emin Efendi de onların bu adağını övdü ve netice verdiğini bildirdi. Kendilerinin halleri ve meşgul olmaları dolayısı ile bunu bizzat kendisinin dağıtmalarının daha çabuk ve kolay olacağını söyleyerek buyurdu ki:

"Her çıktığında cebini doldur"
"Haftada iki gün tebdil-i kıyafetle çık. Her çıktığında cebini doldur. Yedikule civarından başla. Orada çok fakir evi vardır. Kapılarını çal. Kim çıkarsa saymadan eline ne gelirse ver. Ve böyle kapı çalarak devam et. İnşaallah iki haftada dağıtırsın. Şimdi biz versek, halimizce vermemiz icab eder. Geç verilir. Çok versek halk alışır. Hep umarlar. Böyle hareket bize yakışmaz" buyurarak, keseleri zorla yine Paşaya verdi.
ergunpelit isimli üye çevrimiçi   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 23-02-2009, 18:55   #157
ergunpelit

 
ergunpelit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 13-07-2008
Nereden: İstanbul
Yaş: 40
Mesajlar: 5.450
Uye No:526
Tecrübe Puanı: 23237
Karizma Puanı: 23033604
Karizma Derecesi
ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde
Standart Halil Hamit Paşa

Halil Hamit Paşa (1736 - 1785) I. Abdülhamit saltanatında, 31 Temmuz 1782 - 31 Mart 1785 tarihleri arasında sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Isparta doğumludur. Küçük yaşlarda İstanbul'a gelmiş, katipliklerde ve Beylikçi maiyetinde çalışmıştır. Babadağı'nda görev yaparken Divanı Hümayun Hocalığı rütbesini kazanmıştır. Devlet işlerindeki başarılarından dolayı 1779 yılında Büyük Tezkereci liğe ve Dahiliye Nazırlığı görevlerine getirilmiştir. 1780 yılında Tersane Emini ve bir sene sonra da Dahiliye Nazırı oldu. 1782'de Sadrazamlığa atandı. Sadrazamlığı sırasında Yeniçeri Ocağı'nı ıslah etmek ve gücünü kısıtlamak yönünde çalışmalarda bulundu. Fransa ile ilişkiler kurarak, askeri reform için gereken personeli ülkeye davet etti. Güçlü ve reformcu bir sadrazam olarak tanındı.

Muhaliflerinin yoğun baskısı sonucu I. Abdülhamit'in gazabına uğradı. Yolsuzlukla suçlanarak görevinden azledildi ve Gelibolu'ya sürüldü. Ancak birkaç gün sonra Bozcaada'ya getirilerek burada başı kesildi. Vücudu Bozcaada'da defnedilmiş, kesilen başı ise İstanbul'a getirilek Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir.

Kemal Derviş'in büyükdedelerindendir.

________________

KİTAP

Dededen Toruna Genetik İhanet Tepedelenli Ali Paşa ve Halil Hamit Paşa'dan Kemal Derviş'e

Mahmut Çetin; Editör: Yalçın Lüleci
Emre Yayınları;
İstanbul, 2006, 1. baskı, 214 sayfa,



Tepedelenli Ali Paşa ve Halil Hamit Paşa'dan Kemal Derviş'e Dededen Toruna Genetik İhanet! .. Evet, kitabımızın sunumu bu... Birisi bağımsız devlet kurma sevdasında, diğeri yabancılarla işbirliği yaparak padişahı devirme sevdasında iki dedenin torunudur Kemal Derviş... Bir dönem emperyalizmin genel valisi gibi hareket eden Devlet Eski Bakanı Kemal Derviş, bu kitabın temel olgusu... Kamuoyu Kemal Derviş'i sadece ekonomist olarak tanıyor...

Elinizdeki kitap ise Kemal Derviş'in köken ilişkilerini gün yüzüne çıkarıyor. 'Dededen Toruna Genetik İhanet'te sanılanın aksine, insan davranışının etnik kökenle bir bağı olmadığı, davranışların zihniyetle alakalı bir durum olduğu dolaylı olarak ele alınıyor.

'Dededen Toruna Genetik İhanet', Mahmut Çetin'in 'Boğaz'daki Aşiret' kitabıyla başlayan aile tarihi araştırmaları zincirinin bir parçası... Bu çalışma, Osmanlı'dan günümüze uzanan bürokrasi klanından birbirine akraba iki ailenin tarihini, Kemal Derviş özelinde anlatıyor. Kemal Derviş yönetiminde emperyalizmin emrinde yürürlüğe konulan ekonomik politikaların Türkiye'yi kaosa götürdüğü ise kitapta yer alan bir başka öngörü...

Kitabın ikinci bölümünü, 'Kaos ve Perestroika' adlı bir değerlendirme oluşturuyor. Böylece Mahmut Çetin, küresel dayatmacı oligarkların kirli programlarına karşı, yerli düşüncenin yeni bir derleniş programının da alt yapısını sunmuş oluyor.

(Arka Kapak)
ergunpelit isimli üye çevrimiçi   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 23-02-2009, 19:30   #158
ergunpelit

 
ergunpelit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 13-07-2008
Nereden: İstanbul
Yaş: 40
Mesajlar: 5.450
Uye No:526
Tecrübe Puanı: 23237
Karizma Puanı: 23033604
Karizma Derecesi
ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde
Standart Hazinedar Şahin Ali Paşa

Hazinedar Şahin Ali Paşa I. Abdülhamit saltanatında, 31 Mart 1785 - 24 Ocak 1786 tarihleri arasında dokuz ay yirmidört gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Hangi ırktan olduğu açık olarak bilinmiyorsa da Gürcü olduğu zannı kuvvetlidir. Çelik Mehmet Paşa kölelerinden olup onun dairesinde yetişmiş silâhşörlükte mahareti görülmüş Efendisine hazinedar olmuş ve bu lâkapla tanınmıştır.

Şahin Ali Ağa Çelik Mehmet Paşa'nın Anadolu'daki valiliklerinde bazı yerlerde onun mütesellimi olup eşkiyalıkta bulunan levendleri yola getirme hususunda hizmet etmiştir; hattâ Hicaz emîri (Mekke emiri) tarafından İstanbul'a gönderilirken leventlerin eline geçmiş olan hediyeleri buldurması için Çelik Mehmet Paşa'ya gönderilen ferman üzerine bu işe Şahin Ali Ağa memur edilmiş ve o da bu hediyleri bir parçası zayi olmadan elde edip bu münasebetle epey levendi tepelemiş ve bu hizmetine mükâfat olarak beylerbeyi rütbesiyle Adana valiliğine tayin olunmuştur.

Şahin Ali Paşa 1182 H. - 1768 M. de Rakka valiliği ile Rus seferine memur oldu. Bendece geldiği zaman Hotin kalesinin yardımına koşmuş muharebe sahasındaki cesurane hareketi sebebiyle 25 Receb 1183 ve 24 Kasım 1769'da vezirlikle Karaman valiliği verilerek Özi taraflarına memur olup 1184 Cemaziyelâhır - 1770 Eylül'de Sivas valiliği ile Özi kalesi muhafızlığına tayin edilmiştir.

Şahin Ali Paşa bu muhafızlıkta ve en müşkül durum içinde Rusların hücumlarına karşı üç sene metanetle Özi'yi müdafaa ettiği gibi müteaddid çıkışlarla da Ruslara galebe çalmıştır.

Muharebeden sonra 23 Ramazan 1189-17 Kasım 1775'te Aydın muhassalı ve 1190 Zilhiccesinde (1777 Ocak) Anadolu valisi olan Şahin Ali Paşa 1191 Receb - 1777 Ağustos'ta Diyarbakır ve arkasından Adana valiliklerinde bulundu. Bu sırada bazı Türkmen aşiretlerinin Rakka yani Urfa taraflarına iskân edilmesi icab ettiğinden kendisine Sivas ve Rakka eyâletlerinin ikisi birden verilmek suretiyle iskân işine memur edildi.

Şahin Ali Paşa 15 Rebiulevvel 1194 - 21 Mart 1780'de Karaman ve 4 Şevval 1195 - 23 Eylül 1781'de Maraş ve 1196 Şevval - 1782 Eylül tevcihatında Halep valisi ve 7 Rebiulevvel 1197 -10 Şubat 1783'te tekrar Aydın muhassalı olup Aydın'ı mütesellimle idare etmek üzere Özi muhafızlığına gönderilmiştir.

4 Rebiulevvel 1199 - 13 Ocak 1785 de ikinci defa Halep valisi olan Şahin Ali Paşa 20 Cemaziyelevvel 1199 - 31 Mart 1785'te Halil Hâmit Paşa'nın azli üzerine sadrâzam tayin edilerek kendisi gelinceye kadar kaptan-ı derya Cezayirli Gazi Hasan Paşa sadaret kaymakamı tayin edilmiştir.

Okuyup yazmaktan mahrum taşralarda bulunup devlet idaresinde vukufu olmayan Şahin Ali Paşa'nın sadarete daveti hayli garip görünmüştü; fakat I. Abdülhamit bunun Rus seferinde Özi'yi uzun müddet müdafaa etmesinden dolayı takdir ederek bu suretle taltif etmek istemişti. Aynı sene Cemaziyelâhır (1785 Nisan) sonunda İstanbul'a gelerek mühr-i hümâyunu aldı. Halil Hâmid Paşa'nın komplosundan kurtulan I. Abdülhamit iki eliyle Cezayirli Hasan Paşa'ya sarıldığından bütün hüküm ve nüfuz saltanat atabeyi olan Gazi Hasan Paşa'nın elinde idi. Dokuz aya yakın sadarette bulundu; okuyup yazması olmadığından devlet sırları duyulup kendisinin de taşra idaresine kıyasen doğrudan doğruya iş görmeye kalkması sebebiyle azlolunarak malı müsadere edilmeden Selanik sancağı ile İsmail seraskerliğine gönderildi (24 Rebiulevvel 1200 - 25 Ocak 1786).

Şahin Ali Paşa'nın yerine beş ay evvel vezirlikle Mora valisi olan Cezayirli Hasan Paşa'nın kethüdası Yusuf Paşa tayin edildi ve onun gelmesine kadar Efendisi Gazi Hasan Paşa sadaret kaymakamı oldu.

Şahin Ali Paşa 1200 Cemaziyelevveli başında (1786 Mart) İsmail'de oturmak üzere Özi valisi oldu. Bir müddet sonra Rus ve Avusturyalılarla (1201 H. - 1787 M.) seferi başladı. Yeni sadrâzam Yusuf Paşa Avusturya üzerine sefere hareket edip Rus cephesine de Kuburun vakası üzerine seraskerlikten azledilen Şahin Ali Paşa'nın yerine eski vezir-i âzamlardan Yeğen Seyyid Mehmet Paşa'yı tayin etmişti; fakat Yeğen Seyyid Mehmet Paşa'nın Köstence'de vefatı üzerine ordu erkânının ve ocaklının istememelerine rağmen o taraflarda başka bir değerli vezir olmadığından zarurî olarak Şahin Ali Paşa tekrar Rus cephesine serasker tayin edildi.

Şahin Ali Paşa azlinden dolayı gücendiğinden işe bütün kuvvetiyle sarılmadı; hattâ pâdişâh Ali Paşa'nın gücenikliğini sadrazama bildirmişti. Rus cephesindeki durum fena olduğundan 1202 Şevval ortalarında (1788 Temmuz) Şahin Ali Paşa seraskerlikten alınarak yerine Anadolu valiliği ve vezirlikle Zıhneli Hasan Paşa tayin olunarak sabık serasker İsmail muhafızlığında bırakıldı ve 1203 Safer - 1288 Kasım'da muhafızlıktan da alınarak Silistre'de ikamete memur edilip sonra Bozcaada'ya gönderildi ve Sedülbahir'de hastalanarak orada vefat etti (19 Ramazan 1203 - 13 Haziran 1789).

Kale müdafaası ve eşkiya tedibinde hizmeti görülmüş ise de sadarete liyaketi yoktu. Cesur gayretli ve fevkalâde silâhşordu. Sicill-i Osmani'de salih âdil ve iyilik sever olduğu kaydedilmektedir.
ergunpelit isimli üye çevrimiçi   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 23-02-2009, 19:34   #159
ergunpelit

 
ergunpelit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 13-07-2008
Nereden: İstanbul
Yaş: 40
Mesajlar: 5.450
Uye No:526
Tecrübe Puanı: 23237
Karizma Puanı: 23033604
Karizma Derecesi
ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde
Standart Koca Yusuf Paşa

Koca Yusuf Paşa I. Abdülhamit saltanatında 24 Ocak 1786 - 7 Mayıs 1789 ve III. Selim saltanatında 15 Şubat 1791 - 4 Mayıs 1792 tarihleri arasında toplam dört yıl yedi ay bir gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Abdullah(Abdülmennan) oğlu Koca Yusuf Paşa, 1730 yılında Gürcistan'da doğdu. Gürci Köle iken, 1748 de efendisi olan Hasan Kapdan bunu azad edip vefatına kadar hizmetinden ayrılmadı. Efendisinin ölümüne kadar Mısır'a onun hesabına gemi götürüp getirerek armatör, sonra kendi hesabına armatör, Kışları Kasımpaşa'da kahvecilik edip yazları donanma ile giderek ticaret eyler ve sermaye sahipleriyle Mısır'a gidip gelirdi. 1764/65'de riyale bulunan Cezayirli Hasan Paşa sermaye verip ticaretini beğenmekle, Kapdan-ı Derya olduğunda kendisine Hazinedar eyledi. Sonra Kapıcılıkla Kapı Kethüdası(Taşrada bulunan valilerin İstanbul’da Babıali ile münasebetlerinde yetkili kıldıkları kişi) olmuştur. Mabeyn'i Hümayuna gelişi gidişi sırasında Hazine-i Hümayun Vekili Osman Ağa'ya intisap peyda ederek onun hizmetiyle 23 Ağustos 1785 Vezir rütbesiyle Mora Valisi olup 25 Ocak 1786 Sadrazam oldu. Bir ay geçince İstanbula gelip 19 Ağustos 1787 Rusya ve Avusturya'ya harp ilan edilmekle Serdar-ı Ekrem olmuştur. (Mora'dan gelinceye kd. eski efendisi Cezayirli Hasan Pş. kaymakam) 24.1.1786 -7.6.1789 = 3,4,14 + 27.2.1791 - 4.5.1792 = 1,2,5 = 4,6,19 (müddet bakımından 42.). Şebeş Meydan Muharebesinde İmparator II. Joseph'in kumandasındaki Almanya imparatorluk ordusunu imha etmesi 21.9.1788.7 Haziran 1789 orduda iken azlolunup Sivas eyaletiyle Vidin Seraskeri olmuştur. 19 Aralık 1789 Kaptan-ı Derya olduysada yine Vidin Seraskerliğinde bırakıldı. Eylül-Ekim 1790 Konya Valisi, 12 Ekim 1790 Seraskerlikten azledilmiş olarak Köstendil Valisi, birkaç gün sonra Bosna Valisi ve Şubat 1791 ikinci defa Sadrazam oldu. 27 Şubat Şumnu'ya girdi. Seferi, Sulhla sona erdirip 7 Nisan 1791 İstanbul'a geldi ve 8 Mayıs 1792 azledilerek Trabzon Eyaletiyle Anapa Muhafızı oldu. Mart -Nisan 1793 azledilerek ardından Cidde Valisi ve Medine Seraskeri-Muhafızı oldu. Haziran 1800'de Cidde'de vefat eyledi.

Tedbirliydi. Oğulları Müderrislik almıştı. Bunlardan Mahmud Bey Molla ve Nazif Bey Sudûrdan oldu. Büyüğü Mustafa Rızaeddin Bey'dir. Kızları Esma Hanım ve Emine Hanım'dır. Yusuf Paşa Fındıklıda cami yakınındaki Çeşme ve Sebil'i yaptırmıştır. Bu gün kahvehane olarak kullanılmaktadır.. Eşi Hanife Hanım'dır. 1805 yılında vefat etmiştir. Sadullah paşa Yalısının ikinci sahipleridir. Yalı, Hanife Hanım ölünce kızı Emîne Hn.'a, ondan oğlu Hamdî Pş.'ya kaldı, Hamdi Paşa, Sâdullâh Paşa.'nın babası Es'ad Muhlis Paşa'ya satmıştır.Emine Hanım, Kapdan Seydi Ali Paşa'nın Eşidir. Oğlu Hamdi Mehmed Paşa, o'da, Sadrazam Derviş Mehmed Paşa'ya damat ve Müderris olmuştur. 14 Temmuz 1866 vefat etti. Karacaahmet'te Medfundur. Şişman olup iktidarı az ise de servet sahibi oldu. Onunda oğlu Eşi Emine Hanım'dan olan Mehmed Ali Paşa olup, diğer Eşinden olan, Ahmed Şemseddin Bey'dir.

___________________

Yusuf Paşa Çeşmesi


Yusuf Paşa Çeşmesi, Sadrazam Koca Yusuf Paşa tarafından Türkgücü Sokak, Firuzağa adresinde yaptırılmıştır.

Mermer kaplamaları zamanla tahrip olan çeşmeden geriye sadece tuğladan örülmüş olan su haznesi kalmıştır.Kitabesi yoktur ve inşa yılı tam olarak bilinmemektedir. Ancak Sadrazam Koca Yusuf Paşa'nın 1791 - 1792 yıllarında sadrazam olduğu dikkate alınarak o tarihler civarında yapılmış olabileceği düşünülebilir.
ergunpelit isimli üye çevrimiçi   Alıntı Yap ve Yanıtla
Alt 23-02-2009, 19:38   #160
ergunpelit

 
ergunpelit - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 13-07-2008
Nereden: İstanbul
Yaş: 40
Mesajlar: 5.450
Uye No:526
Tecrübe Puanı: 23237
Karizma Puanı: 23033604
Karizma Derecesi
ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde ergunpelit şöhret ötesinde
Standart Kethüda Çerkes Meyyit Hasan Paşa

Kethüda Çerkes Meyyit Hasan Paşa veya Cenaze Hasan Paşa ("meyyit" ölü, cenaze demektir, ağır hasta vaziyette yataktayken sadrazamlığa tayin edilmiş olduğu için bu isimle anılagelmiştir.) III. Selim saltanatında 7 Haziran 1789 - 3 Aralık 1789 tarihleri arasında beş ay yirmialtı gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.
ergunpelit isimli üye çevrimiçi   Alıntı Yap ve Yanıtla
Yanıtla

Etiketler
devleti , osmanlı , sadrazam


Konuyu toplam 2 üye okuyor. (0 kayıtlı üye ve 2 misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz




vBulletin® Version 3.7.0 Beta 4